Ne yüce sevgiler var dağlar delecek...
9 Kasım 2009 Pazartesi
Suret
Anladım Yok
Çok döndüm
Çok dolaştım
Yok
En güzeli senin gözlerin
Gözlerin çocukluğumuz kadar sıcak
Ve gözlerin
Kalan ömrümüz kadar derin
Dönenlere küsme sakın
Sen dünyaya küsebilir misin ?
Bilki kimine göre baba ocağı
Kimine göre yar kucağı şu kürkçü dükkanı dediğin
Ve belkide her yolun sonunda sana dönmek
En güzel yanı şu gençliğin
Çünkü yok ki
Çok döndüm
Çok dolaştım yok
Ve bende anlamadım
Aslı varken surete gerek yok !
Kış Güneşi
Dönüş yok o yıllara
Bilki sana bu son veda
Yürekli olmadanMeydan okumadan
Yaşanmaz aşk
Yanlış insan
Tutunmak imkansız
Bıktım yamalı sevdalardan
Kış güneşi
Yoruldum her bulduğumda
Kaybetmekten seni
Kıyamete kadar
Kapattım kalbimi
Azar coşar deli gönülBu gözler ah neler görür
Hasret bana göre değil
Özlemin içimde
Yine seni büyütür
Tarkan
Olmalı
İncelik Belde Değil, Dilde Olmalı.
Doğruluk Sözde Değil, Özde Olmalı.
Güzellik Yüzde Değil, Yürekte Olmalı...
6 Kasım 2009 Cuma
Yaşamak, cesaret ister..
Oscar Wilde’ın söylediği gibi bir çoğumuz yalnızca günü kurtarır, var olmak ile yetinir, ve kendi ağırlığı altında ezilir. Değiştiremeyeceği gerçekleri oldukları gibi kabul etmek ve bu değişmezlin düzeninden kendine yeni bir yaşam sevinci yaratmak da yürek ister, değiştirebileceğini değiştirmeye çalışmakta.. Sanıldığı gibi insanın korku kaynağı dünya, insanlar, yaşamın zorlukları benzeri şeyler değil, bizzat kendisidir. İnsan kendi duygularından, kendi zaaflarından, kendi acılarından, kendi coşkularından ürker, yaşama her dokunduğunda; duygularının alevlenip onu yakacağından çekinir. İşte bu yüzden kaçar yaşamdan, aşktan, öfkeden, hareketten, sevinçten, sevgiden ve kendisinden kaçar. Korkuları yüzünden yaşayamadığı bir hayatı taşımaktan yorularak, kendisine uydurduğu binbir mazeretle yaşama arkasını dönmeye, gizlenmeye uğraşıp, gizliden gizliye yok olmaya çabalar. Kendinden başka kimsenin delemeyeceği bir zırh koyar hayatla arasına. Korkunun en yakın dostu acımaktır böylece insan yaşamdan korktukça kendine acımaya, zavallılaştırmaya başlar. Yaşam ile yüz yüze gelmektense ağır ağır yok olmayı seçer. O korktukça azalır gücü, korkuyla yaralanan bedeni artık en küçük dokunuşlarda bile acı ile inler, her acıda korkusu biraz daha artar ve girdap gibi içine çeker onu güçsüzlük, kendi korkusuna kader der sonra, korkuyu değiştirilmesi mümkün olmayan bir gerçek, alnına yazılmış bir yazgı olarak görür.Yeni bir aşk düşüncesi bile titretir onu, kalabalıktan korktuğu kadar yalnızlıktan da korkar, hayatın hiçbir haline dayanamaz durumlara gelir. Sırtında taşımakta güçlük çektiği hayatı, yaşamaktan korktuğu geleceği ve yaşamayamadığı geçmişi arasında sıkışıp kalır insan. Zaman, insanı sancıya mıhladığında vakit geçmek bilmez. Döndüğü her yanda bir düşman gibi kendi duyguları çıkar insanın karşısına, mutluluk vardır hatta her zaman çok yakındadır fakat o mutluluğu değil, mutluluğun ardında sezilen acıyı görür, güzel anlarında bir sonu vardır, olaylara bu açıdan bakar ve güzel anlarında tadını çıkartamaz. Terkedilme, sevdiği kadar sevilememe korkusundan aşkını dahi yaşayamaz..
Yaşamak cesaret ister, belki de bu yüzden dünyaya gelenlerin cok azı yaşar, çoğunluğu kıpırdamaz bile, yaşama yaklaşabilmek için tek bir adım bile atmaya yetmez cesareti. Ona sevinci gosterseniz, “ya sonra” diye sorar, aşkı gösterseniz,gene aynı sorudur onun aklını kurcalayan, “ya sonra”, öfke, coşku,dostluk, sevişme, başkaldırı, direnme, hep aynı soruyu sürükler peşinden.”ya sonra”… Bilinmeyen bir “ya sonra” için bilinenlerin hepsini ıskalamayı kabullenir.
Ama ne garip, duygularından, yaşanacakların “sonrasından” korkanlar, acıdan sakınanlar çeker en buyuk acıyı, yaşanmamış bütün duyguları zehirli sarmaşıklar gibi boy atıp ruhlarına dolaşır, “sonrası umurumda degil” deyip yaşamla kucak kucağa gelenlerden cok daha fazla yarayı yaşayamadıkları için alırlar. Yakınıp dururlar, çektikleri acılardan sözederler,acıyı da çekerler gerçekten ama acıdan korktukları için
bunca acıyı çektiklerini göremezler bir türlü. Yaşamanın cesaret istediğini farketmezler. Onun icin çok az insan yaşar,çoğunluk yalnızca günü kurtarır, yaşanmamış günlerin altında inleyen çaresiz bir köle gibi yitik bir hayatı taşır güçsüz omuzlarında.
Kendi gerçeklerimiz, kendi duygularımızdır bizi böylesine ürküten, çataldiliyle tıslayan bir yılan görmüş bir tavşan gibi bizi hareketsiz bırakan. Ve ne kadar çok korkarsanız, korkunuz o kadar artar.Ne kadar yaşarsanız, cesaretiniz o olçüde bilenir.Yaşamıyorsanız eğer, bu başkalarından dolayı değildir.Sizi güçsüzleştiren, sizi çaresizleştiren, sizi isyanlardan alıkoyan degiştiremeyeceklerinizi kabul etmenize engel olan, degiştirebileceklerinizin üstüne gitmenize izin vermeyen,sizi yaşatmayan, kendi korkunuzdur.
Yaşamak, cesaret ister çünkü…
5 Kasım 2009 Perşembe
son veda
yaşanması zor belki alın yazımdın
unutmasını bilmez bu hayat sen kazandın
masal gibiydin sende buraya kadardın
...
kaybettim seni attığım bir zarla
yaşam durdu sanki beklemedim zamanda
beşikten mezara geçen yol bir oyunsa
öldü kalbim bedenime son veda
Nakliyatçı
Aşk nakliyatçısıyım
Omzumda sen diye bir yük
Benden başkası taşımaz
Bıraksam belki omuzum rahat ama
Kalbim ağır o zaman.
yap - boz
Nerden biLirdim yaşamın
BöyLe parçaLanarak süreceğini
Ve ömrümün,kendimi toplamakLa geçeceğini...
Bir yap-bozum sanki,
Tek parçamı biLe buLamadan,
Yeniden dağıLıveriyorum...
bulamam
Her rüya bir uyku,
Her nota bir şarkı,
Her mezar bir ölü,
Her Ağaç bir kök bulurda
ben başka bir sen bulamam !
Sahil
Ayda yüzün, geceyi öpen sularda sesin..
Bilmek istemem şimdi nerede, nasıl kiminlesin...
Dünya gözümde değil çünkü sen gönlümdesin....
3 Kasım 2009 Salı
Ödedim
Sevdalı ömrümün dakikası beş para etmedi... Ödedim...
Cümlelerim seni taşımaktan yorgun düştü...
Son sözün
Ve son anın efendisi olmaya bilenmiş yüreğine yenildim...
Geçmişten nefes alıp geçmişe nefes verdim
Anılar kemirdi yüreğimi
Felç oldu hislerim.
Zamanın çoktan dibe çöktüğü kum saatimin belinden
Tek bir saniye bile süzülmüyordu
Ters çevirmeye cesaretim yoktu
Çünkü yeniden başlayacak bir hayatın
Korkağı olmuştum...
2 Kasım 2009 Pazartesi
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
































